özgünce info

Şifalı Bitkiler Ve Faydaları , Hangi Hastalığa iyi Gelir

Şifalı Bitkiler Ve Faydaları , Hangi Hastalığa iyi Gelir en doğru yayınladığımız Şifalı Bitkiler Ve Faydaları , Hangi Hastalığa iyi Gelir güncel içeriğimiz bu şekildedir.

sifali bitkiler 423x300 Şifalı Bitkiler
Abdestbozan otu: Siyah ve yeşil renkte olup boya yapımında kullanılır. Nemli yerleri sever. Boyları 70 cm geçmemektedir.
Faydası: Mideye iyi gelir göğüs ağrılarına faydalıdır. Vücudu güçlendirir direncini arttırır öksürük ve baş ağrısına birebirdir. Burun kanamaları önlemede kullanılabilir. Ayrıca vücuttaki balgamı atmakta yararlı olur. Bademciklere iyi gelir. Hazmı kolaylaştırıcı yönü de mevcuttur.
Acı ağaç otu: Halk dilinde kuvasya ağacı olarak da bilinmektedir. Boyları 2-3 metreyi bulan küçük bir bitkidir. İnce kabukları ve benekleri mevcuttur. Kırmızı çiçekleri ile bilinen bu bitki sıcak bölgeleri sever. Eski bir inanışa göre bu ağaçtan üretilen tabaklarda su içinin güçleneceğine inanılır. Tıpta kökünden ve kabuğundan yararlanılır. Ayrıca odun olarak da kullanılabilir. İçeriğindeki madde fazla acıdır.
Faydası: İştah arttırır, hazmı yardımcıdır, salgı bezlerine faydalıdır. Ateş düşürücü etkisi bulunmaktadır. Bağırsak mide böbrek ve karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Bağırsaklarda olabilecek kurt oluşumuna engel olur. Vücuttaki kanamalara engel olur. Böcek kaçırıcıdır. Fazla miktarda kullanılırsa baş dönmeleri bulantı ve kusmaya sebep olur.
Acı bakla: Acı taneli otsu bir bitkidir.
Faydası: İdrar yolları, böbrekdeki iltihaplanmalara, börekteki kum ve taşların düşürülmesinde, baş ağrısına, romatizmal ve siyatik ağrılara iyi gelir. Vücuttaki fazla birikmiş tuzu attırır. Albümin miktarını düşürür.
Acı çiğdem: Acı çiğdemin halk dilindeki diğer ismi güz çiğdemidir. Zambakgillerden bir bitkidir. Sonbaharda mor renkli ve zehirli çiçek açar. Nemli bölgelerde yetişir. Tıpta haricen kullanılır.
Faydaları: Romatizmaya ve nıkris hastalığına yararlı olup zehirli olduğundan dolayı kullanımında fazla dikkat edilmelidir.
Adaçayı: Akdeniz iklimini seven bu bölgede yetişen ıtırlı bir bitkidir. Haziran ve temmuz aylarında çiçek açar. Yeşil renkli, uzun yapraklı ve yapraklarının kenarları tırtıklıdır. Çiçek açında toplanıp kurutulur.
Faydaları: Gaz gidermede, bulantıyı önlemede, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Boğazda oluşan iltihabı giderir. Astım hastalığına iyi gelir. İdrar söktürür. Suyu ile yıkanılırsa zindelik verir. 3 fincandan fazlası içilmemelidir.
Adamotu: pis kokulu geniş yapraklı bir bitki çeşididir. Kökü insana benzer. Antalya ve civarında yetişmektedir.
Faydası: cinsel gücü attırır.
Ada soğanı: Zambakgillerden olup yaprakları şerit gibi ve uzundur. Yeşil ve beyaz damarlı bir çiçek açar. 2 kilograma varan soğan kısmı yaprağın alt bölümündedir. Acımsı olduğu gibi zehirlidir. 7,5 gramı bile bir insanı öldürmeye yeterlidir. Tazeyken kullanılmaması gerekir. Aksi halde zehirlenmeye sebep olur. Etli olan soğan bölümünün orta kısmı doğranarak kurutulduk dan sonra öğütülerek toz halinde kullanılır. Evde kullanıldığında fazla dikkatli olunmalıdır.
Faydası: İdrar yapımını kolaylaştırır. Vücuttaki biriken suyu azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süreli kullanılırsa albüminüriye neden olur.
Deva tabanı: Her bölgede yetişen, geniş yapraklı bir bitkidir. Altın rengindeki çiçekleri yapraklarından önce açar. Tıpta yaprak ve çiçeklerinden yararlanılır. Nisan ayında çiçekleri, haziran ve temmuz ayında ise yaprakları toplanıp kurutulur.
Faydası: Ağrı keser, idrar söktürür, sinirleri yatıştırır, vücudu güçlendirir, öksürüğü keser, nezle ve ciğer iltihaplanmalarında kullanılır. Astım, nefes darlığı, bronşit ve soğuk algınlığını yatıştırır. Yara ve çıbanların olgunlaşmasında da kullanılır.

Deve kulağı: Kalın köklü, enli yapraklı ve yeşil renkli bir bitkidir. Çiçeklerinin de ince uzun dikenleri vardır. Kökleri ince ince dilimlenip kurutulur. Tadı acıdır.
Faydası: Kanı temizler, terletir, vücutta birikmiş yağların atılmasına yardımcı olur. İdrar yollarındaki kum ve taşların dökülmesinde etkilidir.

Dişbudak ağacı: Boyu yaklaşık 30 m ye ulaşan sert keresteli bir ağaçtır. İlkbahar ve yaz aylarında kabuk ve yaprakları toplanıp kurutulur.
Faydası: Vücudu güçlendirir, ateşi düşürür, anne sütünü arttırır, romatizmal ağrıları dindirir, kabızlığı giderir, ishali keser, vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını sağlar, mobilya sektöründe de kullanılır.

Dolama otu: Küçük çiçekleri yeşil beyaz renkte yaprakları vardır. Kökü kullanılır.
Faydası: Dolama ve çıbanların tedavisinde kullanılır.

Domates: Vatanı Meksika ve Peru olan bir bitkidir. Yaban domatesinin meyveleri küçük ve yuvarlaktır. İçinde bol miktarda A,B ve C vitaminleri bulunur. Gövde ve yapraklarında zehirli bir madde bulunur.
Faydası: Hazmı kolaylaştırır, idrar söktürür, kabızlığı giderir, safra ve böbrekteki taşların düşürülmesine yardımcı olur, mide ve bağırsağın düzenli çalışmasını sağlar. Midesi hassas olanlar böbrek ve mesane iltihabı olanlar suyunu içmelidir.

Dulaptal otu: Yüksek alanlarda yetişen, çiçekleri hoş kokulu, kırmızı meyveli, açık yeşil yapraklı bir ağaçtır.
Faydası: Zona tedavisinde kullanılır.

Dam kuyruğu: Ilık bölgelerde yetişen ve kırmızı yapraklı bir bitkidir. Etli yaprakları dibindedir. Haziran ve ağustos ayında toplanır. Genellikle tazeyken tüketilir.
Faydası: Nasırları iyileştirir, basur memelerini yok eder.

Darı: Besin olarak kullanılan sıcağa ve susuzluğa dayanan bir bitkidir.
Faydası: Öğütülüp un olarak kullanılır, zihin yorgunluğuna ve sinirleri güçlendirmeye yardımcı olur. Hamilelerde fazla yaralıdır.

Defne: Yaz kış yeşil olan, yaprakları güzel kokulu bir ağaçtır. Boyu 2 m kadardır. akdeniz kıyılarında yetişir. Meyvesi yuvarlak ve siyahtır. Yapraklarından yeşil renkli bir yağ çıkarılır.
Faydası: Ateşi düşürür, terletir, adet ve idrar söktürür, vücudu rahatlatır. Hazmı kolaylaştırır, iştah açar, baharat olarak kullanılır, yağı kimi merhemlere de karıştırılır. Hamileler için zararlıdır.

Demir hindi: Boyu 25 m’ ye varan baklagillerden bir ağaçtır. Meyvesinden şerbet yapılır. Sıcak bölgelerde yetişir. Çiçekleri sarı kırmızı salkımlar halindedir. Meyvesinin macuna benzeyen özü kullanılır. İçinde ekşi maddeler nişasta ve şeker bulunmaktadır.

Denizkadayıfı: Esmer su yosunlarından olan deniz bitkisidir.
Faydası: Vücudu besler, solunum yollarına faydalıdır, hazımsızlığa iyi gelir.

Deniz saçı: Denizdeki kayalarda yaşayan ince, esmer, birbirine girmiş liflerdir.
Faydası: Bağırsaktaki solucanları düşürür.

Deniz üzümü: Her bölgede yetişebilen çalı görünümünde bir bitkidir. Uzun ömürlü, bütün zaman yeşildir. İnce gövdeli olup, yaprakları gövde üzerinde çapraz şeklinde dizilmiştir. Yaklaşık 35 türü bulunmaktadır. Astıma iyi gelir, ateşi düşürür ve romatizma ağrılarını dindirir.

Dereotu: Yaprakları iplik şeklinde, güzel kokulu bir bitkidir. Sonbahar aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası: Midenin çalışmasına yardım eder, gazı giderir, hazmı kolaylaştırır. Uyku vericidir, iştah açar, anne sütünü arttırır. Çocuklardaki gaz sancısını giderir. Yemek ve salatalara tat vermek için kullanılır. Hamileler tüketmemelidir.

Dulavrat otu: Boyu 1 metreye varan yol kenarlarında yetişen bir bitkidir.
Faydası: Yapraklarından elde edilen ilaçlar romatizma ve nitrik ağrılara iyi gelir, mide iltihaplarını yok eder. Kökünden elde edilen ilaçlar ise deri iltihabı, egzama ve karaciğer rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.

Dut: Yaprakları ile ipek böceği beslenir. Meyvesi beyaz ve kara renktedir. Karadut ekşidir, doktorlukta şurubu, meyvesi ve yaprakları kullanılır.
Faydası: Karadut şurubu pamukçuk dışında ağız ve bademcikte oluşan iltihapları kurutur. Beyaz dut yaprakları idrar söktürür, aç karnına yendiği zaman bağırsaktaki solucanları düşürür, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar

Duvar sarmaşığı: Boyu yaklaşık 50 metreye ulaşabilen, bütün mevsim yapraklı, tırmanıcı ve uzun ömürlü bir bitkidir. Yaprakları sert ve tüysüzdür. Meyvesi siyahımsı, mordur, zehirlidir ve konut ilaçlarında kullanılmamalıdır.
Faydası: Kusturur, kabızlığı giderir, kanı arttırır, haricen kullanıldığında yaraları iyileştirir.

Düğün çiçeği: Uzun ömürlü, boyu 30-60cm olan nisan ve haziran aylarında çiçek açan zehirli bir bitkidir. Yaprakları 3 parçalı ve küçüktür.
Faydası: Basur memesi şikâyetlerine iyi gelmektedir

Ebegümeci: Tarlada kendiliğinden yetişen yaprakları sebze olarak, çiçekleri ise ilaç olarak kullanılan boyu 20-70cm arasında değişen bir ottur. Mayıs ve ağustos aylarında çiçek açar yaprak ve çiçekleri kurutulmadan kullanılır.
Faydası: Öksürüğü keser, göğsü yumuşatır, nezle, bronşit, nefes darlığı olan hastalarda kullanılır. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Kabızlığı önler. Mide bulantısı ve Kusmayı durdurur. Ateş düşürür ve vücudu rahatlatır. Burun kanaması ve burun tıkanmasını giderir.

Çobandüdüğü: Rutubetli yerlerde yetişen yeşil, uzun yapraklı sivri saplı bir bitkidir. Çiçekleri çan şeklindedir.
Faydası: Kabızlığı önler.

Çöpleme: Birçok çeşidi olan bir bitkidir. Akçöpleme adındaki çeşidi uzun yapraklı ve zehirlidir. Boyu 1-1,5m’ dir. A ve B vitaminlerini içerir.
Faydası: Ağrı kesicidir, tansiyonu düşürür. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.

Çobançantası: Yabani bir bitkidir. Meyveleri torbaya benzer. Yaprakları demet şeklinde yuvarlaktır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası: Ağrı kesicidir. Böbrekteki kum ve taşların düşmesine yardım eder.

Greyfurt: Bahçelerde yetiştirilen bir ağacın meyvesidir. Portakaldan büyük, tadı acımsı ve ekşidir. Bol miktarda C vitamini içerir.
Faydası: Hazmı kolaylaştırır. İştah açar. Karaciğeri yatıştırır. İdrar söktürür. Vücutta biriken su ve zehirli maddeleri atar. Kanı temizler. Beden ve zihin yorgunluğunu alır. Göğüs ve akciğer hastalığında yararlıdır.

Gözlük otu: Kendiliğinden kırlarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri yaprakların arasında küçük kırmızı ve mavi beneklidir. Yaz aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası: Gözdeki iltihabı ve göz nezlesini geçirir. Bağırsak ve mide gazlarını söktürür.

Filiskin: 10-50cm boylarında, tüylü, güçlü kokulu Akdeniz bölgesinde yetişen bir bitkidir. İçinde uçucu yağ bulunmaktadır.
Faydası: Cinsel gücü arttırır. Mide ağrısı, bulantı ve kusmayı önler. Vücudun güçlü kalmasını sağlar.

Fındık: Yurdumuzda en fazla Kara Deniz bölgesinde yetişir. Dünyada kuzey yarım küresinin ılık yerlerinde yetişen ufak bir ağaçtır. Meyvesi sert bir kabuk içindedir. İçinde bol miktarda yağ ve nişasta bulunur.
Faydası: Vücudu güçlendirir, beden ve zihin yorgunluğunu geçirir. Dövülmüş olarak yendiğinde öksürüğü keser. Varise faydalıdır. Fındık yağı böbrek ağrılarını geçirir. Bağırsak solucanlarının, kum ve taşların düşürülmesinde rol oynar. Mide, damar, yüksek tansiyon hastaları fazla tüketmemelidir.

Fesleğen: Güzel kokulu bir süs bitkisidir. Hind fesleğeni, ak fesleğen gibi birçok çeşidi vardır.
Faydası: Öksürüğü ve baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında kullanılır. Kokusu tahta kurusu ve sivri senek gibi haşaratları kovalar.

Fasulye: Barbunya, çalı, horoz ve ayşekadın gibi çeşitleri olan bit bitkidir. Yeşil olarak yemeği yapılır daha sonra olgunlaşan tanelerde kurutulur ve kuru fasulye elde edilir.
Faydası: Taze fasulye; vücudu güçlendirir, beden ve zihin yorgunluklarını alır, şeker hastalığını önler ve kan şekerini dengeler, idrar tutukluğuna iyi gelir. Kalbi böbrekleri güçlendirir. Zehirlenmelerden sonra tüketilirse çabuk iyileşmeye yardımcı olur.

Farekulağı: Tohumları kuşyemi olarak kullanılan bir bitkidir. Beyazımtırak ve erguvan renginde güzel kokuludur. Dalların ucunda küçük demetler halindedir. Yaz mevsiminde toplanıp kurutulur.
Faydası: Diş ağrılarını, sinir bozukluklarını ve nezleyi keser. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser ve balgam söktürür. Gözlere faydalıdır. Yatıştırıcı ve spazm gidericidir.

Eşekkulağı: Mart ve temmuz ayları arasında toplanıp kurutulan, yaprakları neşter biçiminde çiçekleri beyaz ve menekşeye çalan renkte bir bitkidir.
Faydası: Bronşite ve öksürüğe faydalıdır. Nefes darlığını, ishali keser. Ağız boğaz ve dil iltihaplarını kurutur.

Erik: Çoğu ceviz büyüklüğünde, ince kabuklu, sarı, kırmızı ve mor renklerdedir. Ekşi ve ya tatlı sulu tek ve sert çekirdekli beyaz çiçekli bir ağacın yemişidir. Bol miktarda B vitamini içerir.
Faydası: Zihin yorgunluğunu, kabızlığa ve kansızlığa iyi gelir. Sinirleri ve kalbi güçlendirir.
Karaciğer şişliğine faydalıdır. İştah açıcıdır ve hazmı olaylaştırır. Romatizma, nikriz ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Bağırsak solucanlarını düşürmek içinde çekirdeği kullanılır.

Ergeç sakalı: Dalları güçlü ve sert kırmızımtırak bir bitkidir. Kar tanesine benzeyen çiçekleri dallarının ucundadır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası: vücuttaki zararlı maddelerin atılmasına yardım eder. Böbrek ve mesane yollarındaki iltihaplanmayı kurutur idrar söktürür, kanı temizler, sinirleri yatıştırır, kalbi güçlendirir. Diş ağrılarını dindirir. Diş eti, boğaz iltihaplarını giderir. Astım ve nefes darlığında fazla faydalıdır.

Enginar: Kökü senelerce yaşayan bütün ilkbaharda yeniden açan dikenli bir bitkidir. İri topuz şeklindeki çiçeği sebze olarak tüketilmektedir. Kumlu ve nemli bölgelerde yaşar. Çok yararlı bir besin kaynağıdır.
Faydası: Kandaki şeker miktarını dengeler, kandaki üre ve kolesterolü düşürür. Vücudu güçlendirir. İdrar söktürür. Sinirleri güçlendirir. Şeker hastaları için fazla yararlıdır. Karaciğer hastalıklarının çabuk geçmesini sağlar, romatizma ve sarılıkta faydalıdır. Bağırsakları ve mideyi temizler. Emzikli anneler ve mesanesinde iltihabı olanlar yememelidir.

Ekşi yonca: ormanların tabanlarında yetişen, yaprakları açık yeşil, çiçekleri beyaz bir bitkidir.
Yoncaları yenilebilen çiçekleri ise çay harmanı olarak kullanılan bir bitkidir. Sadece taze iken tüketilmelidir.
Faydası: soğuk olarak günde 2 bardak çay gibi tüketildiğinde mide yanması karaciğer rahatsızlığı ve sindirim bozukluklarına iyi gelir. Sıcak olarak içildiğinde ise, böbrek iltihabı, sarılık, egzama ve bağırsak kurtlarına iyi gelir. Parkinson hastalığında ise bitkinin öz suyu saat başı 3-5 damla verilip çivan perçemi çayına karıştırılıp içilir, dıştan da bel kemiğine sürülür.

Elma: Uzun, pembe çiçekli bir ağacın meyvesidir. Çoğunlukla yumruktan küçük ve yuvarlak, kabuğu parlak, kırmızı ve yeşil renktedir. Gevşek dokulu ve küçük çekirdeklidir. Tadı mayhoş veya tatlıdır. Genellikle Amasya Gümüşhane, Ferik ve Niğde bölgesinde yetişir
Faydası: Koasları ve sinirleri güçlendirir. Yorgunluğu giderir, gebelerde kusma ve bulantıyı azaltır.
Vücuttaki zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kanı temizler, kolesterolü düşürür, böbrekteki kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur. Cildi güzelleştirir, susuzluğu keser, kompostosu ateşi düşürür.

Ekşi elma: Ormanlık alanlarda yaşayan bir ağacın meyvesidir. Meyvesi fazla ekşi ve küçüktür, çiçekleri açık pembe rengindedir.
Faydası: Gazı giderir mide ve bağırsaktaki iltihaplanmaların tedavisinde kullanılır.

Ekmek ağacı: Her mevsim meyve veren tropik Asya adalarında yaşayan bir bitkidir. Ananasa benzeyen meyveleri bol miktarda nişasta içerir. Meyve ve yaprakları yenir, ekmek yapmak içinde kullanılır.
Faydası: Besleyicidir.

Eğrelti otu: Çok muhtelif boyu 120cm ‘ye ulaşan kumluk bölgelerde yetişen bir bitkidir. Zehirlidir. Dışı siyah içi beyaz renktedir. Kansızlar ve hamileler kullanmamalıdır.
Faydası: Tenya ve bağırsak solucanlarını düşürür. Basur ve varis tedavisinde kullanılır.

Eğir: Sulak ve çamurluk yerlerde yetişen, boyu 1metreye ulaşabilen bir çeşit su bitkisidir. Yassı olan sapının ortasında bazen sarı bezen kahverengi olan bir koçanı bulunur. Yaprakları şerit şeklinde, uzun ömürlü otsu bir bitkidir. Çiçekleri 5-9cm uzunluğundadır. Sapanca, Yeniçağa ve Beyşehir göllerinin kenarlarında yetişmektedir. Sonbahar sonu ve ilkbahar başlarında toplanır. Dış kabuğu güneşte kurutulur,
Faydası: mide ve bağırsak gazlarının giderilmesinde, beze ve gut hastalıklarında fazla faydalıdır. Tembel mide ve bağırsakların salgılardan arınmasında kansızlıkta ve ödemde de kullanılır. Bir takım hastalıklar sebebiyle fazla zayıflamış kişiler eğir kökü çayı içmeli ve bazen de banyo sularına koymalıdır. İştah açıcıdır. Böbreklerin ve bedenimizin temizlenmesine yardımcı olur. Çocuklarda görülen tahıl alerjisine bile eğir çayı yardım eder.

Ebucehil karpuzu: Çok acı, elma iriliğinde meyvesi isal yapıcı bir bitkidir. 2 gramdan fazlası öldürücüdür.
Faydası: Romatizmal ve mafsal ağrıları giderir, kaşıntıları önler.

Besbase: Hindistan cevizi çekirdeğini kaplayan zardır. Yağ ve esans içerir.

Faydası: Vücudu güçlendirir, iştah açar fazla miktarda kullanılırsa zehirlenmeye sebebiyet verebilir.

Beşparmak otu: Boyları 70 santimetreye kadar uzanan çayır ve yol kenarlarında yetişen yabani bir bitkidir. Gümüş renkli, yaprakları beşparmak şeklindedir, kökleri ve yaprakları temmuz ve ağustosta toplanarak kurutulur.

Faydası: Mideye iyi gelir. İshale yardımcı olur vücudu güçlenmesine yardımcı olur. Bademcik ve diş ağrılarına iyi gelir. Cildi yumuşatır lekeleri giderir.

Bezelye: Tırmanıcı bir bitki şeklidir.

Faydası: Kan yapıcı özelliği ile tutulan bir Besin maddesidir. Kan kanserine karşı koruyucu bir özelliği bulunmaktadır. Kabızlığa faydalıdır.

Biber: Çoğu zaman acı olan meyvesi taze iken yeşil renktedir sebze ve baharat olarak kullanılır. C vitamini bakımından zengindir. Yeşil ve kırmızı acı ve tatlı çeşitleri vardır.

Faydası: Midenin yapısını güçlendirir, hazmı kolaylaştırır, iştah açar, cinsel gücü arttırır.

Biberiye: Genellikle Akdeniz bölgesi ve civarında yetişen kokulu ve ensiz yaprakları ile çiçeklerinden yararlanılan bir bitkidir. Boyları iki metreye kadar ulaşmaktadır. Mavi ve eflatun renkte çiçekleri vardır. Çiçeklerinden biberiye esansı yapılır.

Faydası: Astım ve bronşite faydalıdır. Hazımsızlığa yardımcı olur, burkulma ve deri yanlarında kullanılır. Safra ifrazatını arttırır.

Bin bir delik otu: Çalılık alanlarda bulunan uzun ömürlü bir ot çeşididir. Boyu 30 – 80 santimetre kadardır. Mayıs ve eylül aylarında açan çiçekleri sarı renklidir.

Faydası: Sinir yatıştırıcıdır, iştah açar.

Bit otu: Kuzey yarım kürede yetişen bol çeşidi olan bir bitki çeşididir. Buna bağlı olarak zehirlidir.

Faydası: Bit, pire gibi küçük böcekleri öldürmek için kullanılır.

Boru çiçeği: Bitkiye adını veren boru şeklindeki çiçekli olup turuncu renklerde bulunmaktadır.

Faydası: Bronşit, astım ve nefes darlığı çeken hastalar için idealdir.

Böğürtlen: Kendiliğinden yol kenarlarında yetişen dikenleri olan bir çeşit çalıdır. Önceleri kırmızı olan yemişi daha sonra olgunlaşır ve kararır. Bir sürü böğürtlen çeşidi bulunmaktadır. Faydası: Ağız ve boğaz bölgelerinde oluşan iltihaplanmalarda kullanılır. Kaynatılan kökü içildiğinde kan şekerini düşürmeye yardım eder. Aylardaki şişme şikâyetlerine iyi gelir.

Börülce: Bir çeşit fasulye türüdür. Bol miktarda C vitamini, nişasta ve protein içerir.

Faydası: Yanıklarda kullanılır, idrar sökmeye yardımcı olur,

Buğday: Karbonhidrat ve B vitamini deposudur. Buğday unu ne kadar esmer olursa o kadar yararlı olur.

Faydası: Kepekli buğday unundan yapılan yiyecekler bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur. Kabızlığa iyi gelir.

Burçak: Hayvan yemi yapımında kullanılan taneli bir bitki çeşididir.

Faydası: Taneleri mayasıla iyi gelmektedir. Lapa yapılıp kullanıldığında ise çürüklerde iyi gelir.

Centiyane: Boyu bir metreye ulaşabilen Uludağ ve doğu Karadeniz bölgesinde yetişen iri yapraklı kökü kalın bir bitkidir. Kökü tıpta kullanılmaktadır. İki türü vardır. Sarı ve mavi renklerdedir.

Faydası: Vücudun güçlenmesine yardımcı olur. Mide ekşimesine faydalıdır, hazmı kolaylaştırır, kansızlığa ve ateş düşürmeye yardımcı olur.

Ceviz ağacı: Kalın gövdeli odunundan ve meyvelerinden yararlanılan uzun ömürlü bir ağaçtır. Meyvesinin üstündeki yeşil renkli kabuklarından ve yağından faydalanılır. Bir sürü çeşidi bulunmaktadır.

Faydası: İshal kesmeye yardımcı olur, şeker ve verem hastalığında hem tedavi hem de besin amaçlı kullanılır. Kadınlardaki beyaz akıntıyı yok eder. Elleri ve saçları boyamakta kullanılır. Bağırsaktaki solucanların düşürülmesinde yardımcı rolü bulunmaktadır. Kabızlığa faydalıdır, kuvvetli bir gıda olduğundan fazla tüketmemek gerekir.

Çörek otu: Siyah renkli susam büyüklüğünde bir bitkidir. Hoş kokulu olduğundan hamur işlerinde kullanılır. 12 çeşidi bulunmaktadır.

Faydası: Gaz gidermeye yardımcı olur, vücuda güç verir, hazımsızlığa yardımcı olur, koklandığında baş ağrısını giderir.

Çöven: İri ve kalın köklü pembe ve beyaz olan çiçekleri salkım şeklindedir. Kökleri dövüldüğünde çöven elde edilir. Dalları ve kökü temizleyici bir bitkidir. Helva yapımında ağda ağartıcı olarak da kullanılır.

Faydası: Cilde faydalıdır, ateşi düşürür, kusturarak balgam sökmeye yardımcı olur, temizleyici olarak da kullanılır.

Çuha çiçeği: sık sık çiçek açan süs bitkidir. Sarı yapraklı, kırmızı köklü ve kıvırcık çiçekleri koyu sarıdır.

Faydası: İdrar ve balgam söktürücü, sinirleri yatıştırır ve vücudu rahatlatır, rahat uyku uyumaya yardımcı olur.

Çürdük otu: Ayva şeklinde sivri yapraklı dalı budaklı bir bitkidir. Dikenli ve mavi çiçeklidir. Tadı açıdır.

Faydası: Mideye, hazımsızlığa ve kulunç ağrılarında faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Zayıf çocukların gelişmesine yardımcıdır.

Dalakotu: Sıcak bölgelerde yaşayan pembe çiçekli hoş kokulu bir bitkidir. Yapraklarının üstü parlak altı donuk yeşildir. Tadı acıdır.

Faydası: Vücudu güçlendirir. Ateşi düşürür, ishal ve dizanteriye faydalıdır, rahat nefes almayı sağlar karaciğer ve mide rahatsızlıklarının iyileşmesine yardımcı olur.

Hanımeli: İlkbaharda çiçek açan kokulu bir süs bitkisidir. Çiçeği, kabuğu ve yaprakları bitkisel tedavilerde kullanılır.
Faydası: İdrar söktürür nefes darlığını giderir öksürüğü keser karaciğer hastalıklarında kullanılır. Müzmin bronşit ve nıkriste faydalıdır.

Hardal: Akdeniz bölgesinde yetişen sarı veya beyaz çiçekleri olan bir bitkidir. Tohumunda eterik yağı içerir. İki çeşidi bulunmaktadır.

Siyah hardal; sarıçiçekli meyvesi dört köşeli kısa ve sivridir. Tıpta göğüs hastalıkları tedavisinde kullanılır.
Beyaz hardal; soluk kırmızı veya beyaz çiçeklidir. Taneleri siyah hardalındakinden daha iridir. Etkili maddesi potasyum mironat ve sinigrin içermektedir. Ilık suya dövülmüş hardal tohumu konduğunda hardal ruhu elde edilir. Tahriş edici bir madde olan hardal ruhu deriyi kızartır ve yakar.
Hardal kağıdı: hardal tozunun kauçuk mahmulü yardımıyla kağıda yapıştırılmasından elde edilir. Bu kâğıt ılık su ile ıslatıldıktan sonra hardallı tarafı cilde tatbik edilir.
Hardal banyosu; Temiz bir tülbende 150–500 gram hardal tozu konur. Çıkı yapılır banyo suyuna konur. Hardal kâğıdı keten tohumu lapası veya hardal banyosu 15 dakikadan fazla uygulanmamalıdır.
Faydası: bronşit ve zatüre rahatsızlıklarını giderir. İç organlarda biriken kana dışarı çeker. Yemeklerde kullanılan hardal ise hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler.
Hasır otu: bataklıklarda yetişen hasır örmeye yarayan bir sazdır. Düz ince uzun dayanaklı olan yaprakları minder ve yastık doldurmakta kullanılır.
Faydası: bağırsak solucanlarını düşürmeye yardım eder.
Haşhaş: kafa kısmından afyon tohumlarından da haşhaş yağı çıkartılır. Afyon haşhaş meyvesinin özel bir bıçakla çizilmesiyle akan süttür. Sıvının güneşte katılaşmış ve esmerleşmiş şeklidir. İçinde morfin, kodein, tabain, papa verin, narkotin gibi maddeler bulunur. Zehirloi ve uyuşturucudur. Ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir.
Faydası: tıpta ağrı kesici ve isal kesici olarak kullanılır.
Hatmi: Büyük yumuşak yapraklı ve uzun köklü bir bitkidir. Tıpta kökü ve yapraklarından faydalanılır. İçinde bol miktarda münsilaj vardır. Temmuz ve ağustos aylarında çiçekleri sonbahar aylarında ise kökleri toplanıp kurutulur.
Faydası: Ağız ve boğaz ve diş eti iltihaplarını geçirir. Nezle ve bronşit hastalıklarını iyileştirir. Dövülmüş hatmi taneleri vücuda sürülürse sivrisinek ve böcek sokmalarını önler.

Havacıva: Akdeniz bölgesinde yetişen mavi çiçekli bir bitkidir. Kökünün iç tarafı sarı öz kısmı ise kızım tırak renktedir. Kökü boya yapımında kullanılır.
Faydası: Ağrı kesicidir ve bağırsak hastalıklarında kullandır.
Gül ağacı: güneşi kumlu ve kırımızı topraklı bölgeleri fazla sever. Gül ağacının yaşayabilmesi için bütün ilkbaharda tiplerinin gübrelenmesi gerekir. Gül fidelerinin dikim zamanı ilkbahar öncesinde ve don olaylarının kalmadığı günlerde başlar. Fidanın tutması için 40 cm derinlik gerekir. ve aralarında en az 1 metre uzaklık olmalıdır.
Faydası: bulantı için 40 gram gül çiçeği yaprağı bir litre suda haşlanır. Ara sıra bir kahve fincanı içilirse rahatlatır. Ağız yaralarında bir kavanoza bir litre su 50 gram taze gül çiçeği yaprağı konur. Bir hafta güneşte bekletilir. Gerektiğinde kullanılacak fazla yararlı bir gargara ilacı elde edilir. Güzellik için bir ölçek vazelini hazır satılan 3 ölçek gül suyu ile iyice karıştırılıp bir losyon elde edilir. Eldeki çatlakları giderir ve güzelleştirir.
Gümüş düğme: Boyu yaklaşık 20–60 santimetre arasında olan keskin kokulu bir bitkidir. Parçalı olan yaprakları seyrek ve tüylüdür. Kap tulumlar dalların ucunda kümeler halinde 13–22 milimetre çapındadır. Gümüş düğmenin etkili maddesi olan parthenolidlerin migreni tetiklediği sanılan serotolin hormonunun üretimini engellediği kanın pıhtılaşmasını sağlayan küçük hücreler oluşumunu azalttığı kanıtlanmıştır.
Faydası: Migrende görülen baş dönmesi ve depresyonu azaltır. Migrene karşı etkisi anlayabilmek için bir veya iki ay düzenli kullanmak gerekir. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre arthiritis mafsal eklem iltihabı tedavisinde de kullanılmaya başlanılmıştır.
Gül hatmi: Geniş ve yuvarlak yapraklı çiçekleri fazla muhtelif renklerde bir süs bitkisidir.
Faydası: Boğaz bademcik ve diş eti iltihaplarını bağırsak iltihaplarını giderir. Bağlam söktürücü özelliği bulunmaktadır. Vücudu rahatlatır. Nezle ve öksürük şikayetlerini azaltır.

Günlük: Sıcak yerlerde yaşayan sığala ağacından elde edilen reçinedir.
Faydası tütsü olarak kullanılır. Vücudu rahatlatır. Nefes darlığını girerir.

Güvercin kökü: Jatrorrhiza palmata isimli bir bitkinin köküdür. Tadı acı olmakla içinde kolombin ve barberin maddeleri bulunur.
Faydası: Mideyi güçlendirir, ishali keser, iştah acıcıdır fazla fazla tüketildiğinde bağırsak ve mideye zarar verebilir.

Güveyfeneri: Kireçli toprakta yetişen pembe beyaz çiçekli bir bitkidir. Meyvesi kiraza benzer. İçeriğinde C vitamini bulunmaktadır. Meyvesi eylül ekim aylarında toplanıp kurutulur. Tadı acıdır.
Faydası: Sarılıkta yararlıdır, ter ve idrar söktürür, böbrek taşlarının düşmesine yardım eder.
Hindiba: az ve küçük yapraklı sarıçiçekli bir bitkidir. Sapsız ve uzun köklüdür. Kökün dışı beyaz içi esmerdir. Yaprakları haşlanıp salata gibi yenir. Kökü de dövülüp kahveye karıştırılır. Tadı ekidir. Kara ve ak olmak üzere iki çeşidi vardır. Tıpta kökü ve yaprakları kullanılır.
Faydası: egzama, güneş yanıkları, akrep ve arı sokmasında faydalıdır. İdrar ve balgam söktürmeye yardımcı olur. Vücudu güçlendirir, böbrekteki kumların dökülmesine yardım eder.

Hindistan cevizi: sıcak ülkelerde yetişen hurma cinsi bir ağacın meyvesidir. Portakaldan iri ve sert kabukludur. İçinde sütümsü bir sıvı bulunur. Meyvenin içinde kabuğa yapışık ve nişastalı eti vardır.
Faydası: böbrekteki taş ve kumların dökülmesinde etkilidir. Mide ağrılarını keser. İdrar söktürür.

Kiraz Sapı Çayının Hazırlanışı

Kiraz sapı çayının hazırlanışı özgünce tarifler faydalı kiraz sapı çayının hazırlanışı hakkındaki güncel yazımızda bulunan tarif şu şekildedir. Yararları saymakla bitmeyen kiraz sapının en güzel tüketim şekli olan çayının hazırlanışını sizlerle paylaşmak istedik.

Kiraz sapı birçok şeklide demlenerek farklı kürler ile uygulaabilir. Hepsinin hazırlanışı farklıdır. Bu sebepel sizlere kullanım şekillerine göre değişik tarifler verelim.

Kullanım Şekline Göre Kiraz Sapı Çayının Hazırlanışı:

  •  1 tutam kiraz sapını (45-50 adet) 3 su bardağı suda 10 dakikak süre ile kaynatın. Daha sonra soğutun ve sabahları aç karnına yarım çay bardağı için. Bu çay idrar söktürecek, böbreklerinizi temizleyecektir. Özellikle idrar yolları enfeksiyonuna şifadır. Ayrıca kadınların da menapoz ağrılarını dindirir.
  • 1 tutam kiraz sapını 1 çay bardağı dolusu taze vişne, böğürtlen veya kızılcık ile beraber 3 su bardağı suda 5 dakika süre ile kaynatın ve ardından soğutun. Sabahları aç karnına 1 çay bardağı için. 2 hafta sonra vücunuzdaki şişkinliğin azaldığını ve sağlıklı kilo verdğinizi göreceksiniz. Aynı zamanda vücuttaki ödemleri atacaktır.
  • 4 tutam kiraz sapını (200-3r00 adet) 3 litre suda 10 dakika kaynatın. Sonra içine 20 gram çubuk tarçın tanesi ve 5 gram kadar ıhlamur (10-20 yaprak) atın. 1 saat demlendirin. Bu su ile banyo yapın. Cildinizin nasıl nefes aldığını hissedeceksiniz. Ayrıca bir leğene bu karışımdan koyup ayaklarınızı içinde 20 dk. bekletirseniz, ayaklarınızda ne gibi değişimler yaşandığını kendi gözlerinizle görecek ve topuk ağrılarından kurtulduğunuz gibi ayaklarınızın gül bahçesi olduğunun farkına varacaksınız.

Szilere kiraz sapı çayı nasıl hazırlanır bilgilerini verdik umarız yararlı olmuştur. Kiraz güzel bir şifalı bitkidir.

Popüler Aramalar: